Dizeleriyle Gönülleri Fetheden Osmanlı Padişahlarından 8 Şiir

Dizeleriyle Gönülleri Fetheden Osmanlı Padişahlarından 8 Şiir


Osmanlı padişahları sadece yönetici değil, aynı zamanda farklı alanlara ilgi göstermiş meslek erbabları ve sanatçı yönü olan idarecilerdi. Birçok padişah da farklı mahlaslarda şiirler yazmış, bunların büyük bir kısmı edebi yönünün yanında dönem tarihine ışık tutmuştur.

1. Devletin kurucusu Osman Gazi'nin ileri görüşlülüğünü gösteren İstanbul şiiri


2. Eserlerinde Avni mahlasını kullanan Fatih Sultan Mehmet'in sade bir dille kaleme aldığı şiir.


3. Kanuni de şair padişahlardan. Muhibbi (sevgi gösteren, sevilen) mahlasıyla kaleme aldığı meşhur gazzel.

*Günümüz Türkçesi

Halkın gözünde iktidâr gibi, zenginlik gibi değerli bir şey yok. Halbuki şu cihânda bir nefes sıhhat gibi hiç mutluluk olamaz.

Saltanat dedikleri sadece bir dünyâ kavgasıdır. Bu kavga, gürültüden uzak yalnızlık gibi büyük saâdet ve baht açıklığı olamaz.

Bu eğlenceyi yeme içmeyi bırak, sonu kötüdür. Eğer ebedî bir sevgili istiyorsan ibâdetten ayrılma.

Ömrün, kumlar sayısınca sınırsız ve hesapsız olsa bile, O, şu dünyâ içinde bir saât gibi geçip gider.

Ey Muhibbî, eğer huzûr içinde olmak istersen, ferâgat sâhibi ol, dünyâdan vazgeç. Yalnızlık köşesi gibi dünyâda huzûr olmaz.

4. Yine Kanuni'nin dillere destan aşkı Hürrem için yazdığı gazel.

*Günümüz Türkçesi 

Benim birlikte olduğum sevgilim parıldayan ayım 

Can dostum en yakınım güzellerin şahı sultanım. 

Hayatımın yaşamımın sebebi Cennetim Kevser şarabım 

Baharım sevincim günlerimin anlamı gönlüme nakşolmuş resim gibi sevgilim benim gülen gülüm 

Sevinç kaynağım içkimdeki lezzet eğlenceli meclisim nurlu parlak ışığım meş’alem. 

Turuncum narım narencim benim gecelerimin visal odamın aydınlığı 

Nebatım şekerim hazinem cihanda hiç örselenmemiş el değmemiş sevgilim. 

Gönlümdeki Mısır’ın Sultanı Hazret-i Yusuf’um varlığımın anlamı İstanbul’um Karaman’ım Bütün Anadolu ve Rum ülkesindeki diyara bedel sevgilim. 

Değerli lal madeninin çıktığı yer olan Bedahşan’ım ve Kıpçağım Bağdad’ım Horasan’ım. 

Güzel saçlım yay kaşlım gözleri ışıl ışıl fitneler koparan sevgilim hastayım! 

Eğer ölürsem benim vebalim senin boynunadır çünkü bana eza ederek kanıma sen girdin bana imdad et ey Müslüman olmayan güzel sevgilim.

Kapında devamlı olarak seni medhederim seni överim sanki hep seni öğmek için görevlendirilmiş gibiyim.

Yüreğim gam ile gözlerim yaşlarla dolu ben Muhibbi’yim sevgi adamıyım bana bir şeyler oldu sarhoş gibiyim. Bir hoş hale geldim.

5. Yavuz Sultan Selim'in meşhur gazeli de içerisinde müthiş bir sır barındırıyor.

Dizeleri dörde böldüğümüzde yukarıdan aşağıya anlam bütünlüğü bozulmuyor.


6. Koca imparatorluğun başında bulunmasına rağmen tevazusuyla gönülleri fetheden 3. Murat'ın dizeleri.

7. 4. Murat'ın Bağdat'ı kuşatmasına rağmen şehri alamayan komutanı Hafız Ahmet Paşa'ya yazdığı öfke dolu dizeler.

*Günümüz Türkçesi

Ey Hâfız! Bağdat’a imdat etmek için sende asker yok mudur?

Bizden yardım dilersin, senin yanında asker kalmadı mı?

Düşmanı mat etmek için “ben hünerliyim” derdin.

Şimdi düşmana karşı at oynatacak bir asker de mi yoktur?

Laf söylemekte sana yoldaş bulunmaz, biliriz.

Fakat senden hakkını alacak bir adalet dağıtıcı yok mu sanırsın? Erkeklik davasında iken bu kadınsı hareketler neden?

Korkmaktasın, fakat hiç olmazsa yanında erkek de mi yoktur?

Gevşeklik göstererek Bağdat’ı Şiilere bıraktın. Bundan dolayı yarın mahşer gününün sahibi sana düşman olmaz mı?

Senin ihmalinle sebebiyle Ebû Hanife hazretlerinin şehrini vîrân ettiler; acaba sende hiç din ve peygamber gayreti kalmadı mı?

Vakitsiz bir şekilde saltanat ve devlet ihsan eden Allah, yine bize Bağdat şehrini geri verir.

Rüşvet ile İslam askerini perişan eyledin. Bu haberler bizim kulağımıza gelmez mi sanırsın?

Cenab-ı Hakk’ın yardımıyla düşmandan intikam almak için dinini seven sâdık bir vezirim yok mu zannedersin?

Şimdi Hazret-i Ali gibi cengâver bir veziri kumandan tayin ederim. Ona Hazret-i Peygamberin yardımcı olmayacağını mı zannediyorsun?

Hâfız! Acaba sen âlemi başı boş bırakılmış mı sandın? Ey Murad! Yedi iklimin padişahı sen değil misin!

8. Kanuni'nin veliahtı 2. Selim'in bir beyiti de şöyle.

*Günümüz Türkçesi

Biz ayrılığın gül bahçesinde, yanık ve ateşli şakıyışlarıyla meşgul olan öyle bir bülbülüz ki eğer bahçemizden geçecek olan saba yeli bile olsa tutuşur yanar da ateş kesilir.

Etiketler :

Yorumları göster
Yorumları gizle

12 yorum:

  1. En çokta Yavuz Sultan Selim'in şiirini beğenirim. Kendisinin yeri de ayrıdır bende...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Birçok insanın gönlüne gerek hükümdarlığında gösterdiği başarıları ile gerekse edebiyata olan merakından dolayı kaleme aldığı şiirleri ile taht kurmuştur. Belli ki sizi de etkilemeyi başarmış.

      Sil
  2. Şairliğine hayranım, hükümdarlığına divane...

    YanıtlaSil
  3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  4. Şiirlerinde işledikleri konuları ne kadar da güzel anlatmışlar değil mi? Dostlukla alakalı bir şiirleri yokmuymuş...;-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Âdeta her bir sözcük yaşanarak şiirin mısralarına nakşedilmiş. Ben bu yazıda öne çıkanları derlemeye çalıştım, elbette kıyıda köşede "dostluk" ile alakalı bir şiirleri de vardır diye düşünüyorum. :)

      Sil
  5. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  6. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  7. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  8. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  9. Padişahlara kurban :)

    YanıtlaSil

OoOoOo kimleri görüyorum!

Bloğuma hoşgeldin değerli misafirim. Sana küçük bir haberim var!

Sen de beni Instagram'dan takip ederek en yeni gelişmelerden haberdar olabilirsin.

HEMEN TAKİP ET!

×